1979 Merhaba Müzik
Künye

Yönetmen : Haldun Dormen
Yazan : Haldun Dormen
Müzik, Düzenleme : Onno Tunç
Kadro : Nükhet Duru, Füsun Önal, Huysuz Virjin (Seyfi Dursunoğlu), Perran Kutman, Ersan Erdura, USG Dans Grubu

Bu prodüksiyonda Türkiye’nin o yıla kadar gelen müziğinin değişimi ve gelişimi anlatıldı. Masalsı bir boyutu vardı. Sahneye yalnızca gayri müslim hanımların çıktığı kanto dönemi Huysuz Virjin’le başlıyordu. Füsun ve ben de yardımcı kantocuyduk. Perran Kutman da herkese ve her konuya muhalif ama bir türlü başarılı olamamış bir şarkıcıyı oynuyordu. Komedisi de burada köpürüyordu. Herkesle bozuşup programın alakasız yerlerinde, mekanın belli köşelerinde belirip Macbeth’ten tiradlar sıralayıp, ardından türkü söylemeye başlıyordu! Kimde hal kalır? Kantolar, tangolar, taş plak dönemi, aranjmanlar, özgün besteler, yeni üretimler bizler tarafından seslendiriliyor, dönem kostümleri ile teatral bir biçimde sunuluyordu.

Benim için oyunun en zor tarafı Seyfi Bey’in yani Huysuz Virjin’in karşısında gülmeden skeçleri tamamlayabilmekti. Hınzırlık yapmadan duramayan Huysuz, gözümüzün içine bakar, kıkırdamamıza sebep olduğu yetmez, “Ay bunlar gülüyor, oynayamıyorlar yönetmenim” diye de seyircinin önünde rezil ederdi bizi. Biz de her akşam "yemin billah bozulmayacağiz" diye gayret etmekten bir hâl olurduk! Hocamız Haldun Dormen, tiyatronun inceliklerini, hayata kattıklarını, hızlı tekst okumayı, ezber tekniklerini, oyunu anlamayı ve karakter yorumlamayı, engin bilgi ve birikiminden damıtarak öğretti her birimize. Ama en çok da hâlâ tecrübesi yetersiz olan bana. Hevesim, tiyatroya olan ilgim hoşuna gidiyordu.

Ersan Erdura’ya gelince… Duyduğum en tatlı erkek seslerinden biridir. Asil karakteri, insanlara davranış biçimi, beyefendiliği de cabası. Onu asıl unutulmaz yapan, söylediği her şarkıyı büyütmesi ama tevazudan belli etmemesidir. Kırılgan terbiyesinin daha geriden gelmesine neden olduğunu düşünüyorum. Füsun Önal benden daha kıdemli bir sanatçıydı. Ondan hem dostluk gördüm hem de çok şey öğrendim ve birlikte şarkı söylemenin tadına vardım. Bence dünyanın en keyifli şeylerinden biri, sevdiğin bir sanatçı arkadaşınla düet yapmaktır. Bu fikrim yıllardır hiç değişmedi.